Son dönemde iş dünyasında dikkat çeken uygulamalardan biri, işe alım süreçlerinde adaylardan “bağımlılık yapıcı madde tarama testi” talep edilmesidir. Basına yansıyan bilgilere göre, birçok sektörde bu testlere yönelik talep ciddi şekilde artmış durumda.
Peki işverenler gerçekten uyuşturucu testi isteyebilir mi? Bu uygulamanın hukuki sınırları nelerdir? Adayların ve çalışanların hakları nasıl korunur? Bu yazıda güncel mevzuat ışığında konuyu ele alıyoruz.
İş Başvurularında Uyuşturucu Testi Neden Gündemde?
Son haberlerde, özellikle son dönemdeki operasyonların ardından birçok şirketin işe alım süreçlerine madde testini eklediği belirtiliyor.
- Test taleplerinin 6–7 kat arttığı,
- İstanbul’da günlük 20 binden fazla test yapıldığı,
- Test ücretlerinin ortalama 2.000–2.200 TL civarında olduğu ifade ediliyor.
Eskiden daha çok ağır sanayi, sürücülük ve güvenlik gibi riskli işlerde görülen bu uygulamanın artık farklı sektörlere yayıldığı belirtilmektedir.
İşveren Uyuşturucu Testi İsteyebilir mi?
Hukuki açıdan bakıldığında, bir işverenin her adaydan uyuşturucu testi talep etmesi mutlak bir hak değildir. Bu talebin yasal bir zemine oturması için “ölçülülük” ve “işin niteliği” ilkeleri esas alınır. Örneğin; ağır sanayi, yolcu taşımacılığı, savunma sanayii veya yüksek güvenlik gerektiren iş kollarında bu testin istenmesi iş sağlığı ve güvenliği kapsamında makul karşılanabilir. Ancak işin niteliğiyle doğrudan ilgisi olmayan pozisyonlar için bu talebin zorunlu tutulması, özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirilebilir.
Kısa cevap: Tamamen yasak değildir; ancak sıkı şartlara bağlıdır.
Hukuki değerlendirmelerde şu ilkeler öne çıkmaktadır:
İşin niteliğiyle bağlantı şartı
Test talebi, yapılacak işle doğrudan ilgili olmalıdır.
Örneğin:
- Ağır makine kullanımı
- Toplu taşıma sürücülüğü
- Yüksek güvenlik gerektiren işler
Bu bağlantı yoksa talep ölçüsüz kabul edilebilir.
Açık rıza zorunluluğu
Kişisel verilerin korunması hukuku gereği:
- Adaydan açık ve özgür iradeye dayalı rıza alınmalıdır.
- Rıza vermeyen aday otomatik olarak eleniyorsa, bu durum hukuki ihtilaf doğurabilir.
Ölçülülük ve gereklilik ilkesi
İşverenin her pozisyon için rutin test istemesi hukuken tartışmalıdır.
Uygulama:
- Amaca uygun
- Gerekli
- Orantılı
olmalıdır.
Test Sonuçları İşverene Doğrudan Gidebilir mi?
Bu konu en kritik hukuki noktadır.
Mevcut değerlendirmelere göre:
- Test sonucu kural olarak sadece kişiye verilir.
- İşverene gönderilmesi için ayrıca açık rıza gerekir.
- Sonuçlar özel nitelikli kişisel veri kapsamındadır.
Dolayısıyla işverenin laboratuvardan doğrudan sonuç talep etmesi çoğu durumda hukuka aykırı olabilir.
İşe Girişte Uyuşturucu Testi Zorunlu mu?
Hayır. Mevcut durumda Türkiye genelinde tüm işler için geçerli genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Şirketler kendi inisiyatifleriyle bu testi isteyebilmektedir. Ancak bu serbesti sınırsız değildir ve yukarıdaki şartlara tabidir.
Hukuka Aykırı Uygulamalarda Ne Yapılabilir?
Şu durumlar hukuki risk doğurabilir:
- İşle ilgisiz pozisyonlarda zorunlu test
- Açık rıza alınmadan veri paylaşımı
- Sonuçların gizliliğinin ihlali
- Ayrımcı uygulamalar
Bu gibi hallerde çalışan veya adayın:
- KVKK kapsamında başvuru
- İş hukukundan doğan talepler
- Tazminat hakları
gündeme gelebilir.
İşverenler İçin Uyum Önerileri
Kurumsal risk yaşamamak adına işverenlerin:
- Yazılı politika oluşturması
- Açık rıza süreçlerini düzgün yürütmesi
- Verileri sınırlı ve güvenli işlemesi
- İşin niteliği analizini yapması
önem taşımaktadır.
KVKK ve Veri Gizliliği Süreci Uyuşturucu testi sonuçları, KVKK kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” statüsündedir. Bu verilerin işlenmesi ve paylaşılması sıkı kurallara tabidir:
- Açık Rıza: Adayın testi yaptırması ve sonucun paylaşılması için özgür iradesiyle verilmiş “açık rızası” şarttır.
- Veri Aktarımı: Laboratuvar sonuçları doğrudan işverene gönderilemez. Sonuçlar kişiye kapalı zarfta veya kişisel dijital şifre ile iletilir. Aday, kendi rızasıyla bu sonucu işverene sunar.
- Gizlilik: İşveren, elde ettiği bu hassas veriyi üçüncü kişilerle paylaşamaz ve sadece işe alım amacı doğrultusunda kullanabilir.
İş Akdinin Feshi ve Yasal Sonuçlar
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca, iş yerinde uyuşturucu madde kullanılması veya bulundurulması “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” teşkil eder. Bu durum, işverene iş akdini tazminatsız (haklı nedenle) fesih yetkisi tanır. Ancak işe alım öncesindeki testlerin pozitif çıkması durumunda, adayın işe başlatılmaması işverenin takdirindedir; fakat bu sürecin aday aleyhine bir “etiketleme” veya “ifşa” mekanizmasına dönüşmemesi yasal bir zorunluluktur.
Sonuç Hızla değişen iş dünyası pratiklerinde, hem işverenlerin hem de iş arayanların güncel mevzuata hakim olması büyük önem taşır. Alanya özelinde faaliyet gösteren firmaların ve çalışanların, bu tür hassas süreçlerde bir avukat danışmanlığında hareket etmesi, ileride doğabilecek tazminat davalarının ve idari yaptırımların önüne geçecektir.
İşe alımlarda uyuşturucu testi uygulaması Türkiye’de hızla yaygınlaşsa da, bu durum işverenlere sınırsız yetki vermez. Uygulamanın hukuka uygun olabilmesi için işin niteliği, açık rıza, ölçülülük ve veri gizliliği ilkelerine titizlikle uyulması gerekir. Hem işverenlerin idari yaptırımlarla karşılaşmaması hem de çalışan haklarının korunması açısından sürecin dikkatle yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.
En son güncellendiği tarih Şubat 20, 2026 3:47 pm