Ana Sayfa › Tüketici Hukuku › SİSBİS Kaydı Silme Davası: Tüketici Mahkemesi…
Tüketici Hukuku

SİSBİS Kaydı Silme Davası: Tüketici Mahkemesi Görevli

Av. Sibel Demiral
· · 9 dk
SİSBİS Kaydı Silme Davası: Tüketici Mahkemesi Görevli

Kazaya karışmadığı hâlde aracı hakkında sigorta şirketi tarafından şüpheli işlem kaydı oluşturulan araç sahipleri için önemli bir içtihat 23 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, SİSBİS kaydı silme talebiyle sigorta şirketine karşı açılan davanın bir tüketici uyuşmazlığı olduğunu ve davaya tüketici mahkemesinin bakması gerektiğini kanun yararına bozma yoluyla açıkça ortaya koydu. Bu yazıda kararın ne söylediğini, SİSBİS kaydının ne anlama geldiğini ve haksız bir kayıtla karşılaşan araç sahiplerinin hangi adımları izleyebileceğini ele alıyoruz.

SİSBİS Nedir, Kayıt Neden Önemlidir?

SİSBİS, açık adıyla Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi, sigorta şirketlerinin yanlış sigorta uygulaması veya suistimal şüphesi taşıyan dosyaları paylaştığı merkezî bir veri sistemidir. Sistemde yer alan bir kayıt, kişinin sahtecilik yaptığının kanıtı değil, sigorta şirketinin şüphesine ilişkin bir bilgidir. Ne var ki uygulamada bu kayıt; kasko ve zorunlu trafik sigortası tekliflerinde, hasar ödemelerinde ve aracın ikinci el satışında araç sahibinin karşısına çıkabilmektedir.

Kamuoyunda zaman zaman “haksız hasar kaydı” olarak da anılan bu durum, özellikle aracın hiç karışmadığı bir kaza nedeniyle kayıt oluşturulduğunda ciddi bir mağduriyet doğurur. Her hasar kaydı SİSBİS kaydı değildir; gerçekten yaşanmış bir kazanın hasar geçmişine işlenmesi ayrı bir konudur. Yargıtay kararı, sigorta şirketinin oluşturduğu ve araç sahibinin dayanaksız olduğunu ileri sürdüğü SİSBİS kaydına ilişkindir.

Yargıtay Kararında Ne Oldu?

Somut olayda hususi aracın sahibi, karışmadığını belirttiği bir trafik kazası sonrasında sigorta şirketince aracı hakkında SİSBİS kaydı oluşturulduğunu öğrendi. Sigorta şirketine ve ilgili kurumlara yaptığı başvurulardan sonuç alamayınca kaydın düzeltilmesi için dava açtı. Davaya bakan İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi talebi kabul etti ve karar kesinleşti.

Adalet Bakanlığı, kararın görev yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulundu. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu talebi yerinde buldu. Basına yansıyan bilgilere göre karar, Dairenin 30 Mart 2026 tarihli, 2025/12146 Esas, 2026/3403 Karar sayılı ilamıdır ve oy birliğiyle verilmiştir.

Kararın Gerekçesi: Sigorta İlişkisi de Bir Tüketici İşlemidir

Daire, sigorta şirketinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında “sağlayıcı”, hususi aracı için sigorta hizmeti alan kişinin ise “tüketici” olduğunu kabul etti. Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Sigorta sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olması da bu sonucu değiştirmez; zira 6502 sayılı Kanun’un 83. maddesi, bir işlemin başka kanunlarda düzenlenmiş olmasının tüketicinin bu Kanundaki haklarını kullanmasına engel olmadığını öngörür.

Yargıtay ayrıca mahkemenin görevli olup olmadığının kamu düzenine ilişkin olduğunu, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin işin esasına girmek yerine görevsizlik kararı vermesi gerekirdi.

Bozma Kararı Davayı Kazanan Kişiyi Etkiler mi?

Hayır. Kanun yararına bozma, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.363 uyarınca kesinleşmiş kararın taraflar bakımından doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldırmaz. Yargıtay da bozmayı “sonuca etkili olmamak üzere” yaptı. Yani somut davada kaydın düzeltilmesine ilişkin sonuç yerinde kalıyor; kararın asıl önemi, bundan sonra açılacak benzer davalarda hangi mahkemeye başvurulacağını netleştirmesidir.

SİSBİS Kaydı Silme Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Kararla birlikte, hususi aracı için sigorta hizmeti alan bir kişinin sigorta şirketine karşı SİSBİS kaydının silinmesi veya düzeltilmesi talebiyle açacağı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki yaklaşım belirginleşti. Ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. Tüketici işlemlerinden doğan davalar, tüketicinin kendi yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir; bu da Alanya’da yaşayan bir araç sahibinin İstanbul’daki sigorta şirketine karşı davasını yaşadığı yerde açabilmesi anlamına gelir.

Görevsiz mahkemede dava açmak, hak kaybı doğurmasa da zaman kaybına ve yargılama giderlerinin artmasına yol açar. Bu nedenle davanın başında doğru mahkemenin seçilmesi önemlidir.

Ticari Araçlarda Durum Farklı Olabilir

Karar, hususi araç sahibi ile sigorta şirketi arasındaki ilişkiye dayanmaktadır. Taksi, servis aracı veya kiralık araç filosu gibi ticari amaçla kullanılan araçlarda sigorta ettiren kişi tüketici sayılmayabilir; bu durumda uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıyabilir. Alanya’da yaygın olan araç kiralama işletmeleri bakımından görevli mahkemenin, aracın kullanım amacı ve sözleşmenin tarafları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Haksız Kayıtla Karşılaşan Araç Sahibi Ne Yapabilir?

Her dosyanın koşulları farklı olmakla birlikte genel olarak şu adımlar gündeme gelir:

  • Kaydı tespit edin: Kasko veya trafik sigortası teklifinde olağan dışı bir prim, red ya da “şüpheli işlem” bildirimiyle karşılaştığınızda sigorta şirketinden kaydın dayanağını yazılı olarak isteyin.
  • Delil toplayın: Kaza tarihinde aracın başka bir yerde olduğunu gösteren otopark, servis veya otoyol geçiş kayıtları, konum verileri, kamera görüntüleri ve tanık beyanları önem taşır.
  • Yazılı başvuru yapın: Sigorta şirketine ve kaydı tutan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne gerekçeli başvuru yapılması ve yanıtların saklanması, sonraki yargısal süreçte delil niteliği taşır.
  • Dava şartlarını kontrol edin: Tüketici uyuşmazlıklarında uyuşmazlığın niteliğine ve değerine göre tüketici hakem heyetine başvuru veya dava şartı arabuluculuk aşamaları gündeme gelebilir. Arabuluculuğa gidilmişse arabuluculuk son tutanağının talepleri açıkça kapsayacak biçimde düzenlenmesine dikkat edilmelidir.
  • Doğru mahkemeyi seçin: Hususi araçlar bakımından görevli mahkeme, Yargıtay’ın bu kararı ışığında tüketici mahkemesidir.

Kayıt Nedeniyle Uğranılan Zarar

Haksız bir SİSBİS kaydı yüzünden kasko teklifi alamayan, yüksek prim ödemek zorunda kalan veya aracını değerinin altında satan kişinin, kaydın silinmesinin yanında zararının tazminini de talep edip edemeyeceği somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu noktada sigorta şirketinin kaydı oluştururken yeterli inceleme yapıp yapmadığı ve zararın kayıtla illiyet bağı belirleyici olacaktır. Kazaya karışan araçlarda ise kusuru olmayan sürücünün karşı tarafın sigortasından talep edebileceği kalemler ayrı bir hukuki sorudur ve kusur oranına göre şekillenir.

Sonuç

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararı, SİSBİS kaydı silme davalarında sigorta ilişkisinin ticari yönünün değil, tüketicinin korunması ilkesinin esas alınacağını göstermektedir. Kararın kanun yararına bozma niteliğinde olması, somut davanın sonucunu değiştirmese de benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici olacaktır. Haksız bir kayıtla karşılaşan hususi araç sahiplerinin delillerini erken dönemde toplaması ve başvurularını yazılı yapması, süreci önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için güncel mevzuat ve resmî duyurular esas alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Aklınızdaki soruların cevapları burada

❓SİSBİS kaydı nedir?
💬
SİSBİS, Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemidir. Sigorta şirketlerinin suistimal veya yanlış sigorta uygulaması şüphesi taşıyan dosyaları paylaştığı bir sistemdir. Buradaki kayıt bir şüpheyi gösterir; kişinin suç işlediğinin kanıtı değildir.
💬
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hususi araç sahibinin sigorta şirketine karşı açtığı davada 6502 sayılı Kanun m.73 uyarınca tüketici mahkemesinin görevli olduğuna karar verdi. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.
💬
Yargıtay'ın 30 Mart 2026 tarihli kararı, 23 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.
💬
Hayır. HMK m.363 uyarınca kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararın taraflar bakımından doğurduğu sonuçları kaldırmaz. Bozma "sonuca etkili olmamak üzere" yapılmıştır.
💬
Her zaman değil. Karar hususi araca ilişkindir. Taksi, servis veya kiralık araç gibi ticari amaçla kullanılan araçlarda sigorta ettiren kişi tüketici sayılmayabilir ve uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girebilir.
💬
Genel olarak şu adımlar önerilir:
  • Sigorta şirketinden kaydın dayanağını yazılı olarak isteyin.
  • Aracın kaza anında başka yerde olduğunu gösteren delilleri toplayın.
  • Tüketici hakem heyeti veya dava şartı arabuluculuk gerekip gerekmediğini kontrol edin.
Av. Sibel Demiral
Av. Sibel Demiral
Arabulucu & Avukat · Alanya
KTÜ Hukuk Fakültesi mezunu. Alanya-Gazipaşa doğumlu; Alanya Merkez bürosunda arabulucu ve avukat olarak hizmet vermektedir.