İdari yargı pratiğini yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Danıştay tarafından verilen yeni karar, özellikle kamu davalarında hükmedilecek vekâlet ücretinin niteliği bakımından dikkat çekici sonuçlar doğurabilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Kararın Özeti: Maktu Vekâlet Ücreti Vurgusu
Habere göre Danıştay, kamu alacakları ve benzeri bazı idari uyuşmazlıklarda karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin nispi değil maktu olarak belirlenmesi gerektiği yönünde değerlendirme yaptı.
Bu yaklaşım, özellikle şu alanlarda önem taşıyor:
- vergi ve kamu alacağı davaları
- idari para cezası uyuşmazlıkları
- kamu idaresinin taraf olduğu bazı idari davalar
Bilindiği üzere mevzuatta, bazı dava türleri için avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi öngörülmüştür. Nitekim Avukatlık ücret tarifesine ilişkin düzenlemelerde, kamuya ilişkin mali yükümlülüklerden doğan davalarda ücretin maktu belirlenebileceği ifade edilmektedir.
Maktu ve Nispi Vekâlet Ücreti Arasındaki Fark
Konunun daha iyi anlaşılması için iki ücret türünü kısaca ayıralım:
Maktu vekâlet ücreti
- Sabit tutardır
- Dava değerine göre değişmez
- Tarifede belirlenen miktar uygulanır
Nispi vekâlet ücreti
- Dava değerine göre hesaplanır
- Genellikle yüzde üzerinden belirlenir
- Tutar dava büyüklüğüne göre artar
Danıştay’ın son yaklaşımı, belirli kamu davalarında nispi yerine maktu uygulamanın öne çıkabileceğine işaret etmektedir.
Kararın Uygulamaya Muhtemel Etkileri
Bu kararın idari yargı pratiğinde şu sonuçları doğurması beklenebilir:
Yargılama giderlerinde öngörülebilirlik artabilir
Maktu ücret, dava değerinden bağımsız olduğu için taraflar açısından mali risk daha öngörülebilir hale gelebilir.
Yüksek meblağlı davalarda ücret farkı oluşabilir
Nispi sistemde yüksek dava değerlerinde vekâlet ücreti de yükselirken, maktu sistemde sabit kalacaktır.
İdari yargı stratejileri etkilenebilir
Özellikle vergi ve kamu alacağı davalarında tarafların dava açma veya savunma stratejileri bu gelişmeden etkilenebilir.
Alanya’daki Davalar Açısından Ne Anlama Geliyor?
Alanya avukat pratiği bakımından bu karar özellikle şu dosya türlerinde önem taşır:
- vergi uyuşmazlıkları
- belediye işlemlerine karşı açılan davalar
- idari para cezalarına itirazlar
- kamu alacağı kaynaklı idari davalar
Ancak unutulmamalıdır ki her dosyanın niteliği farklıdır ve vekâlet ücretinin türü;
- davanın konusu
- uygulanacak tarife
- mahkeme yorumu
gibi unsurlara göre değişebilir.
Önemli Not: Her Dosyada Otomatik Uygulama Yok
Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, tek bir kararın tüm dava türlerine genellenmesidir. Oysa:
- Danıştay kararları somut olaya özgü olabilir
- tarife hükümleri belirleyicidir
- yargı mercilerinin yerleşik içtihadı zamanla şekillenir
Bu nedenle her uyuşmazlık özelinde hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Danıştay’ın kamu davalarında maktu vekâlet ücretine ilişkin yaklaşımı, idari yargı alanında önemli bir tartışma başlatmış durumda. Kararın uygulamada nasıl yerleşeceği, ilk derece mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinin vereceği kararlarla daha netleşecektir.
Özellikle Alanya avukat ve idare hukuku uygulayıcılarının, yeni içtihat gelişmelerini yakından takip etmesi önem taşımaktadır.
- Danıştay, belirli kamu davalarında vekalet ücretinin hesaplanmasında “nispi/asgari tarifeye göre” değil, karar tarihindeki maktu vekalet ücreti üzerinden belirlenmesi gerektiğine hükmetti.
- Uygulama kapsamı: Genel bütçe, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergiler ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’dan doğan davalar bu kapsama giriyor.
- Karar eşliğinde, 6183 kapsamındaki davalarda maktu vekalet ücretinin uygulanması gerektiği ifade edildi. Bu, 1136 sayılı Kanun’a göre “maktu ücret uygulanması gerektiğini savunan görüşü destekliyor.
- 2026 tarifesiyle ilgili örnek: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde, idare ve vergi davalarında duruşmasız takip edilen davalarda maktu ücretin 30.000 TL olduğu belirtiliyor. Bu, 20.000 TL’lik bir alacak için kaybedildiğinde idarenin avukatına ödenecek maktu vekalet ücretinin 30.000 TL olabileceği yönündeki hesaplamayı gösteriyor.
- Sınırlama: Bu karar vatandaş ile kamu kurumları arasındaki davalarda geçerli; diğer davalarda vekalet ücreti yine nispi (kabul/ret edilen miktar üzerinden) belirlenebiliyor.
- Vekalet ücreti konusu: Avukatlık Kanunu’na göre iki tür vekalet ücreti var
- Akdi vekalet ücreti: Müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmeye dayalı ücret.
- Karşı taraf vekalet ücreti: Davayı kazanan taraf lehine hükmedilen ve davayı kaybeden tarafın ödemesi gereken ücret.
Bu bağlamda, davayı açan taraf ayrıca kendi avukatına ödediği ücrete ek olarak karşı taraf avukatına da vekalet ücreti ödeyebilir.
