Ana Sayfa Ekonomi Hafta Sonu Tatilleri Yıllık İzinden Düşmeyecek!
Ekonomi

Hafta Sonu Tatilleri Yıllık İzinden Düşmeyecek!

Av. Sibel Demiral
· · 13 dk
Hafta Sonu Tatilleri Yıllık İzinden Düşmeyecek!

Yargıtay’dan Emsal Yıllık İzin Kararı:

Hafta Tatilleri ve Resmî Tatiller Artık Yıllık İzin Hakkınızdan Düşülemeyecek

9 Haziran 2026 – 33275 sayılı Resmî Gazete | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: (Esas No: 2025/9525, Karar No: 2026/757).| İş Hukuku

Türk iş hukukunun en çok tartışılan başlıklarından biri olan yıllık ücretli izin hesaplaması, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2025 tarihli emsal kararıyla [1] yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Söz konusu karar; yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatillerinin, ulusal bayramların ve genel tatil günlerinin (UBGT) yıllık izin süresinden mahsup edilemeyeceğini açık ve bağlayıcı biçimde ortaya koymaktadır.

Kararın pratik önemi son derece büyüktür: Türkiye’de milyonlarca çalışan geçmiş yıllarda bu günlerin izin süresinden düşülmesi nedeniyle hak kaybına uğramış olabilir. İşverenler ise mevcut insan kaynakları süreçlerini ve izin takip sistemlerini acilen gözden geçirmek durumundadır.

1. Yargıtay Kararının Özeti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2025 tarihli ve 2025/879 Esas, 2025/3666 Karar sayılı ilamı, bir işçinin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı talebiyle açtığı davada verilmiştir.

Söz konusu uyuşmazlıkta, işyerinde haftada 6 gün çalışma düzeni uygulanmaktaydı ve işverenin kayıtlarına göre işçinin toplam 28 günlük yıllık iznini kullandığı ileri sürülmüştü. Ancak Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, izin dönemine denk gelen 4 adet pazar gününün (hafta tatili) yıllık izin süresine dahil edildiğini saptadı.

Yüksek Mahkeme; yerel mahkemenin bu hatayı görmezden gelen kararını bozarak şu sonuca ulaştı: İşçi fiilen yalnızca 24 gün izin kullanmıştır; kalan 4 günlük bakiye izin alacağı hâlâ mevcuttur. İş sözleşmesi feshedilmiş olduğundan bu 4 günlük süre nakde dönüşerek işçiye ödenmesi gereken izin ücreti alacağını oluşturmaktadır.

2. Yasal Dayanak: 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 56/5

Yargıtay kararının hukuki zeminini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinin 5. fıkrası oluşturmaktadır [2]:

4857 Sayılı İş Kanunu — Madde 56, Fıkra 5 “Yıllık ücretli izin süreleri yürürlükteki mevzuat uyarınca saptanır. Yıllık ücretli izin dönemine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz.”

Kanun hükmü emredici nitelikte olup bireysel ya da toplu iş sözleşmeleriyle aksinin kararlaştırılması mümkün değildir. Bu günlerin izin süresinden düşülmesine imkân tanıyan sözleşme hükümleri, Yargıtay içtihatları ve hâkim görüş uyarınca geçersiz kabul edilmektedir.

3. Karardan Çıkan Temel Hukuki İlkeler

3.1 Hafta Tatilleri ve UBGT Günleri İzin Süresinden Düşülemez

Yıllık izin kullanılan dönemde takvime denk gelen pazar günleri, ulusal bayramlar (23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim) ile Kurban ve Ramazan Bayramı tatilleri, işçinin yıllık izin hakkından eksiltilemez; bu günler izin süresine ayrıca eklenir.

Örnek: 14 günlük yıllık izin kullanan bir işçinin izin dönemine 2 pazar günü ve 1 resmî tatil günü denk geliyorsa, işçi fiilen 14+3 = 17 takvim günü izinli sayılır. İzin formu bu şekilde düzenlenmelidir.

3.2 İspat Yükü İşverene Aittir

Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca [1], yıllık iznin usulüne uygun şekilde kullandırıldığını ispat etme yükümlülüğü tamamen işverene aittir. İşverenin bu yükümlülüğü; imzalı izin formları, izin defteri kayıtları veya eşdeğer yazılı belgelerle yerine getirmesi gerekmektedir. Hafta tatillerinin ve UBGT günlerinin doğru biçimde ayrıştırıldığı izin kayıtları, olası iş davalarında birincil delil niteliği taşımaktadır.

3.3 Kullanılmayan İzinler Ücrete Dönüşür

4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesi [2] gereğince, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle (işçi ya da işveren tarafından, haklı ya da haksız fesih; emeklilik; askerlik; ölüm) sona ermesi durumunda kullanılmayan yıllık izin süreleri nakde dönüşür. Söz konusu alacak, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son brüt ücreti üzerinden hesaplanır.

3.4 Yıllık İzin Hakkı Zaman Aşımına Uğrayabilir

Her ne kadar iş sözleşmesi devam ettiği sürece yıllık izin hakkı düşmese de sözleşmenin feshinden sonra açılacak izin alacağı davalarında zamanaşımı süreleri uygulanır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15. maddesi [3] uyarınca, feshe bağlı işçilik alacaklarında dava açma süresi arabuluculuk sonuçsuz kaldığında 5 yıldır. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması için zamanında hukuki danışmanlık alınması kritik önem taşır.

4. Cumartesi Günlerinin Durumu

Uygulamada sıklıkla sorun yaratan cumartesi meselesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin ilke kararlarıyla [1] netlik kazanmıştır:

  • Kural olarak cumartesi günü iş günüdür. İş sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa cumartesi yıllık izin süresine dahil edilir ve izin hakkından düşülür.
  • Bireysel veya toplu iş sözleşmesiyle cumartesi günü hafta tatili olarak belirlenmişse, hem cumartesi hem pazar yıllık izin süresinden sayılmaz.
  • Sözleşmede cumartesinin iş günü sayılacağı açıkça düzenlenmişse yalnızca pazar günleri izin süresinden düşülmez; cumartesi ise izin hakkından eksilir.

Bu nedenle her somut olayda iş sözleşmesi ile varsa toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerinin titizlikle incelenmesi gerekmektedir.

5. Kararın Pratik Etkileri

5.1 Çalışanlar Açısından

Bu karar, çalışanların yıllık izin sürelerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını denetleme ve gerektiğinde hukuki yola başvurma imkânını güçlendirmektedir. İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından geçmiş yıllara ait izin kayıtları incelenerek hak kaybı bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.

Özellikle şu durumlar incelenmelidir: Uzun dönemler boyunca yıllık izin kullandırıldığına dair belgelerin imzalattırılıp imzalattırılmadığı; hafta tatili ve UBGT günlerinin izin formunda ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı; ve kullanılmayan izin alacağının iş akdinin feshinde ödenerek ödenip ödenmediği.

5.2 İşverenler Açısından

İşverenlerin insan kaynakları, bordrolama ve izin takip süreçlerini ivediyle gözden geçirmeleri gerekmektedir. Özellikle:

  • Matbu ya da dijital izin formlarında hafta tatili ve UBGT günlerinin otomatik olarak yıllık izinden düşülmesi şeklindeki uygulamaların derhal sonlandırılması,
  • İzin başlangıç ve bitiş tarihlerinin takvim günü bazında doğru kayıt altına alınması,
  • Hafta tatili ve resmî tatil günlerinin izin hesabından ayrıştırılarak kalan net iş günü sayısı üzerinden formların düzenlenmesi,
  • Güncel Yargıtay içtihatlarına uygunluk için iş hukuku uzmanlarından destek alınması

gibi adımların atılması, olası geriye dönük borç yükü ve işçilik alacağı davalarından korunma açısından zorunludur.

6. Yıllık İzin Hakkı: Temel Parametreler

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi [2] uyarınca yıllık ücretli izin süreleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

Kıdem SüresiAsgari İzin Süresi
1 yıldan 5 yıla kadar14 gün
5 yıldan 15 yıla kadar20 gün
15 yıl ve üzeri26 gün
18 yaşından küçük veya 50 yaşından büyük (tüm kıdemler)En az 20 gün

Önemli not: Bu süreler asgari sınırları temsil etmektedir. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile daha uzun süreler kararlaştırılabilir; ancak daha kısa süre belirlenemez.

7. Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu emsal kararı, iş hukukunda zaten var olan yasal güvenceyi fiiliyata geçirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Karar; özünde yeni bir hak yaratmamakta, aksine 4857 sayılı Kanun’un 56. maddesindeki açık hükmün doğru ve eksiksiz uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Çalışanlar açısından bu karar, yıllık izinlerinin hukuken güvence altında olduğuna dair somut bir Yargıtay içtihadıdır. İşverenler açısından ise mevcut uygulamaları gözden geçirme ve güncel mevzuata uyum sağlama zorunluluğunu doğurmaktadır.

Alanya ve çevresinde faaliyet gösteren çalışanların ve işverenlerin, bu kararı dikkatlice incelemesi; geçmiş izin kayıtlarını değerlendirmesi ve gerekli hukuki adımları atmakta gecikmemesi tavsiye edilmektedir.

SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)

Okuyuculardan Gelen En Çok Sorulan Soru

Sık Sorulan Sorular

Aklınızdaki soruların cevapları burada

Yıllık ücretli izin süresi nasıl belirlenir?
💬
Yıllık ücretli izin süresi, işçinin aynı işverene bağlı olarak çalıştığı süreye göre hesaplanır. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre;
  • 1 yıldan 5 yıla kadar çalışanlara en az 14 gün,
  • 5 yıldan 15 yıla kadar çalışanlara en az 20 gün,
  • 15 yıl ve üzeri çalışanlara en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmelidir.
💬
18 yaşından küçük veya 50 yaşından büyük çalışanlar için yıllık ücretli izin süresi en az 20 gündür.
💬
Yıllık izin hesabında takvim günü esas alınır. Ancak izin süresine denk gelen hafta tatilleri, ulusal bayramlar ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden düşülemez.
💬
İşyerlerinde en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
  • Hafta tatillerinin yıllık izin süresinden düşülmesi,
  • Resmî tatillerin yıllık izin günlerine dahil edilmesi,
  • Kullanılmayan izinlerin kayıt altına alınmaması,
  • İzin formlarının eksik veya hatalı düzenlenmesi.
💬
Çalışan öncelikle izin kayıtlarını, maaş bordrolarını ve izin formlarını incelemelidir. İş sözleşmesi sona ermişse kullanılmayan izin alacaklarını talep edebilir.
💬
Uyuşmazlık devam ediyorsa önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmalı, sonuç alınamaması halinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
💬
ALINAMAZ. İş Kanunu gereği yıllık izin hakkı para ile değiştirilemez. İşverenin bu izni kullandırması gerekir.
💬
İş sözleşmesinin aşağıdaki nedenlerle sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izin süreleri ücret alacağına dönüşür:
  • İşçinin haklı nedenle işten ayrılması,
  • İşveren tarafından işten çıkarılması,
  • Emeklilik,
  • Askerlik,
  • Vefat.
💬
İşveren, işçinin hak ettiği ancak kullanmadığı yıllık izin günlerinin ücretini işten ayrıldığı tarihteki son brüt ücreti üzerinden hesaplayarak ödemek zorundadır.
💬
Hayır. İş sözleşmesi devam ettiği sürece kullanılmayan yıllık izin hakları ortadan kalkmaz ve birikmeye devam eder.
💬
Evet. İş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kullanılmayan izin günleri ücret alacağına dönüşür ve talep edilebilir.
💬
Evet. Kullanılmayan yıllık izin ücretleri zamanaşımı süresine tabidir. Hak kaybı yaşanmaması için sürecin uzman bir iş hukuku avukatı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
💬
Bu durum, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2025 tarihli emsal kararında da ele alınan tipik bir hak kaybı senaryosudur.  Öncelikle yapmanız gereken: İmzaladığınız izin formlarını ve varsa izin kartlarını ya da bordro kayıtlarını temin edin. İzin kullandığınız dönemlerde takvime denk gelen pazar günlerini, ulusal bayramları (23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim) ve dini bayram günlerini ayrıca sayın.  Eğer bu günler de izin sürenizden düşülmüşse, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56/5. maddesi gereğince kullanılmamış izin günleriniz bulunmaktadır. İş sözleşmeniz hâlâ devam ediyorsa işvereninizden bu günlerin telafi edilmesini talep edebilirsiniz. İş sözleşmeniz sona ermişse, söz konusu izin günlerini izin alacağı olarak nakden talep etme hakkınız doğar.  Dikkat: Bu hakkın zamanaşımına uğramaması için iş sözleşmesinin feshinden itibaren en geç 2 yıl içinde arabuluculuk başvurusu yapmanız gerekmektedir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, Madde 15). Somut durumunuzu bir iş hukuku avukatıyla değerlendirmeniz, hak kaybı yaşanmaması açısından son derece önemlidir.

Kaynakça ve Yasal Dayanaklar

9 Haziran 2026 R. Gazete : resmigazete.gov.tr

Doğrudan Karar Metni (PDF): resmigazete.gov.tr/20260609.pdf

[1] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 22.04.2025 Tarihli Karar — 2025/879 Esas, 2025/3666 Karar Sayılı İlam (Adalet Bakanlığı Kanun Yararına Temyiz Başvurusu Üzerine Verilmiştir)

[2] 4857 Sayılı İş Kanunu — Madde 53 (Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Süreleri), Madde 56 (Yıllık Ücretli İzinde Hesaplama), Madde 59 (Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti). Resmî Gazete Tarih: 10.06.2003, Sayı: 25134

[3] 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — Madde 15 (Arabuluculuk ve Dava Açma Süreleri). Resmî Gazete Tarih: 25.10.2017, Sayı: 30221

[4] Sözcü Gazetesi — “Yıllık izin kuralları sil baştan değişti: Yargıtay’dan emsal karar” (2025)

[5] NTV Haber — “Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor, yıllık izinlerle ilgili önemli karar” (2025)

[6] İnciroğlu Danışmanlık — “Hangi Durumda Cumartesi Günü Yıllık İzin Süresinden Sayılmaz?”

[7] Kıratlı Hukuk — “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin İçtihat Farklılıkları Konusundaki Kararı”

⚠️  Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve ilgili mevzuat çerçevesinde avukatlık hizmetleri reklam yasağına tabidir. Her hukuki uyuşmazlık somut koşullara göre değerlendirilmelidir. Kişisel durumunuza ilişkin hukuki görüş için alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.

© alanyaavukat.com — Tüm hakları saklıdır.

Av. Sibel Demiral
Av. Sibel Demiral
Arabulucu & Avukat · Alanya
KTÜ Hukuk Fakültesi mezunu. Alanya-Gazipaşa doğumlu; Alanya Merkez bürosunda arabulucu ve avukat olarak hizmet vermektedir.