Tazminattan Kesilen Vergi İadesi: AYM Faizsiz İadeyi Hak İhlali Saydı
Anayasa Mahkemesi, iş sözleşmesi karşılıklı anlaşmayla (ikale) sona eren bir çalışanın tazminatından kesilip sonradan faizsiz geri verilen gelir vergisini mülkiyet hakkı ihlali saydı. Emine Oya Yüksel başvurusunda (B. No: 2021/22795) 18 Mayıs 2026’da verilen karar, 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Karar, tazminattan kesilen vergi iadesi alan herkes için önemli bir soruyu cevaplıyor: Devlet bir süre elinde tuttuğu parayı yalnızca anaparası üzerinden iade ettiğinde, aradaki değer kaybını kim karşılar?
Olay: 474 bin liralık iş sonu tazminatından vergi kesintisi
Başvurucunun özel sektördeki iş sözleşmesi ikale yoluyla sona ermiş, kendisine 474.911,66 TL iş sonu tazminatı ödenmiştir. İşveren bu ödemeden 169.823,66 TL gelir vergisi kesmiştir. Başvurucu, ödemenin ücret niteliği taşımadığını ve gelir vergisine tabi olmadığını ileri sürerek 2018 yılında vergi dairesine iade başvurusu yapmış, cevap alamayınca dava açmıştır.
İstanbul 8. Vergi Mahkemesi 12 Temmuz 2019’da davayı kabul etmiş; ödemenin hizmet karşılığı bir ücret olmadığını ve kesintinin açık bir vergi hatası olduğunu belirtmiştir. Yargı kararı üzerine başvurucuya 166.219,08 TL iade edilmiş, ancak faiz ödenmemiştir. İdarenin itirazlarıyla süren dosya istinaf ve Danıştay aşamalarından geçmiş; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu da 7 Aralık 2022’de, 27 Mart 2018 öncesinde ikale ile yapılan ek ödemelerin ücret sayılmadığını ve açık bir vergi hatası bulunduğunu kabul etmiştir.
Faiz talebi neden reddedildi?
Başvurucu, paranın tahsil edildiği tarihten iade edildiği tarihe kadar faiz ödenmesi için ayrıca başvurmuş, cevap verilmeyince ikinci bir dava açmıştır. İstanbul 9. Vergi Mahkemesi 11 Haziran 2020’de bu talebi kabul ederek 6183 sayılı Kanun‘daki tecil faizi oranında faiz ödenmesine hükmetmiştir. Ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi 18 Aralık 2020’de bu kararı kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir. Gerekçe, düzeltme-şikâyet yolunun yalnızca açık vergi hatalarıyla sınırlı olması ve faiz konusunda bir vergi hatası bulunmamasıdır.
Böylece başvurucu anaparasını geri almış; ancak paranın elinden çıktığı süre boyunca enflasyon karşısında uğradığı kayıp karşılanmamıştır.
AYM’nin gerekçesi: Faiz, iadenin ayrılmaz parçası
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kararı oybirliğiyle vermiştir. Gerekçenin öne çıkan noktaları şunlardır:
- Alacak da mülktür. Haksız tahsil edilen verginin iadesine ilişkin alacak hakkı ve bu alacağa bağlı faiz alacağı, Anayasa’nın 35. maddesi kapsamında mülkiyet hakkı olarak korunur.
- Para devletin elinde kaldı. Hukuka aykırı kesilen tutar, tahsilinden iadesine kadar idarenin elinde kalmış; başvurucunun bu parayı kullanma ve tasarruf etme imkânı sınırlanmıştır.
- Yalnızca anapara iadesi yetmez. Uzun süre kullanılamayan paranın enflasyon nedeniyle aşınan değeri telafi edilmeden yapılan iade, başvurucuya şahsi olarak aşırı bir yük yüklemiş ve müdahaleyi ölçüsüz hâle getirmiştir.
Mahkeme bu değerlendirmede kendi önceki içtihadına, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun faizi iadenin ayrılmaz parçası sayan kararına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vergi iadesinde faiz ödenmemesini ihlal sayan kararlarına dayanmıştır. Sonuçta mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.
Tazminattan kesilen vergi iadesinde süreç adım adım
Kararın kronolojisi, bu tür uyuşmazlıkların ne kadar uzun sürebileceğini de gösteriyor:
| Tarih | Merci | Sonuç |
|---|---|---|
| 28 Haziran 2018 | Vergi dairesi | İade başvurusu yapıldı, cevap verilmedi |
| 12 Temmuz 2019 | İstanbul 8. Vergi Mahkemesi | Kesinti açık vergi hatası sayıldı, dava kabul edildi |
| 11 Haziran 2020 | İstanbul 9. Vergi Mahkemesi | Tecil faizi oranında faiz ödenmesine hükmedildi |
| 18 Aralık 2020 | İstanbul BİM 1. Vergi Dava Dairesi | Faiz kararı kaldırıldı, dava kesin olarak reddedildi |
| 7 Aralık 2022 | Danıştay VDDK | Kesintinin açık vergi hatası olduğu kesinleşti |
| 18 Mayıs 2026 | Anayasa Mahkemesi | Mülkiyet hakkı ihlali, yeniden yargılama |
Karar kimleri ilgilendiriyor?
Karar somut bir başvuruya ilişkindir ve doğrudan yalnızca başvurucu hakkında sonuç doğurur. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin ortaya koyduğu ilke geniştir: Hukuka aykırı tahsil edilen bir vergi sonradan iade ediliyorsa, paranın idarede kaldığı süredeki değer kaybının da telafi edilmesi gerekir. Bu ilke, benzer durumdaki çalışanlar ve mükellefler tarafından idareye ve mahkemelere karşı ileri sürülebilecek güçlü bir dayanaktır.
Alanya ve çevresinde turizm ve otelcilik sektöründe sezon sonunda iş sözleşmelerinin karşılıklı anlaşmayla sona erdirilmesi ve bu sırada ek ödeme yapılması sık görülen bir uygulamadır. Bu nedenle ayrılık sırasında imzalanan belgeler ve bordrodaki kesintiler dikkatle incelenmelidir. Ayrılıkta yalnızca ek ödeme değil, kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi kalemler de gündeme gelebilir.
Kıdem tazminatı ile ikale ek ödemesi aynı şey değil
Kanuni kıdem tazminatı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca kanuni sınırlar içinde gelir vergisinden istisnadır. İkale sırasında yapılan ek ödemelerin vergilendirilmesi ise ödemenin niteliğine ve yapıldığı tarihe göre farklı değerlendirilebilir. Somut karar, 27 Mart 2018 öncesine ait bir ödemeyle ilgilidir; daha sonraki ödemeler için güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Haklarınızı korumak için nelere dikkat edilmeli?
- İş sonu ödemesine ilişkin bordro, ibraname ve ikale sözleşmesinin bir örneğini saklayın.
- Kesilen verginin dayanağını ve tutarını işverenden yazılı olarak talep edin.
- Vergi dairesine yapılan başvurulara süresi içinde cevap verilmezse dava açma sürelerinin işlemeye başlayabileceğini unutmayın.
- Vergi idaresinin bildirimlerini e-tebligat adresinizden düzenli olarak takip edin.
- İade kararı alındığında faiz talebini ayrıca ve açıkça ileri sürün.
Bireysel başvuru yolu ve süreler
Olağan kanun yolları tüketildikten sonra hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru süresi, 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca kanun yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gündür. Bu karardaki başvurucu, nihai kararı 1 Mart 2021’de öğrenmiş ve 29 Mart 2021’de başvurmuştur. Anayasa Mahkemesinin iş uyuşmazlıklarında hak ihlali bulduğu kararlara bir başka örnek de arabuluculuk son tutanağına ilişkin yakın tarihli karardır.
Yeniden yargılamada ilk derece mahkemesi, ihlalin sonuçlarını gidermek için Anayasa Mahkemesinin tespitlerini dikkate alarak yeniden karar verecektir. Faiz oranı ve hesaplama yöntemi bu yargılamada belirlenecektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için güncel mevzuat ve resmî duyurular esas alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Aklınızdaki soruların cevapları burada